Ben Bir Sürtük Değilim, Sadece Özgür Yaşamayı Seviyorum

1
Share
Copy the link

Özgür yaşamayı seviyorum diyen bir kadının, toplumsal etiketlere karşı esprili ve cesur hikâyesi. Önyargılar ve yanlış anlaşılmalar üzerine ironik bir anlatı.

Ben Bir Sürtük Değilim, Sadece Özgür Yaşamayı Seviyorum

Bu cümle ilk duyulduğunda bazılarını rahatsız ediyor. Çünkü alışılmış kalıpları bozuyor. İnsanlar net cümleleri sevmez; üstü kapalı olanı, ima edileni, başkası adına konuşmayı daha çok sever. Oysa bu cümle tek bir şey söylüyor: Etiketler gerçeği anlatmaz.

Zeynep bu cümleyi bir arkadaş sohbetinde kurdu. Masada kısa bir sessizlik oldu. Sonra biri kahvesinden bir yudum alıp konuyu değiştirdi. Çünkü bazen en zor şey, birinin kendi hayatı hakkında söz sahibi olduğunu kabul etmektir.

Zeynep’in hayatı aslında oldukça sıradandı. Sabah işe gidiyor, akşam eve dönüyor, hafta sonu yürüyüş yapıyor, arada arkadaşlarıyla buluşuyordu. Ama bir farkı vardı: Kimsenin hayatına karışmıyor, kendi hayatını da kimsenin yönetmesine izin vermiyordu.

İnsanlar bunu görünce ikiye ayrıldı:
Bir kısmı “ne kadar rahat” dedi.
Bir kısmı “kesin bir şey var” diye fısıldadı.

Oysa ortada gizem yoktu. Sadece özgür yaşamayı seviyorum demek vardı.

Zeynep zamanla şunu fark etti: İnsanlar, başkasının hayatını anlamak yerine onu tanımlamayı seçiyor. Çünkü tanımlamak kolay, anlamak emek ister. Ve emek her zaman popüler değildir.

Bir gün iş yerinde öğle arasında bu konu açıldı. Biri sordu:
“Niye böyle yaşıyorsun?”
Zeynep gülümsedi:
“Çünkü başka türlü mutlu olamıyorum.”

Bu cevap, masadaki herkesi susturdu. Çünkü herkesin içinde benzer bir cümle vardı ama söylemeye cesareti yoktu.

Özgür yaşamayı seviyorum demek;
sorumsuzluk demek değil,
başkasının sınırlarını aşmak demek değil,
kuralsızlık demek hiç değil.

Bu, sadece kendi kurallarını bilmektir.

Zeynep’in en sevdiği şey, akşamları pencereden dışarı bakıp “bugün de kendim gibi yaşadım” demekti. Kimsenin onayına ihtiyacı yoktu. Çünkü onay beklemek, başkasının kalemiyle kendi hikâyesini yazmaktı.

Bu hikâye büyük bir başkaldırı anlatmıyor.
Kimseyi ikna etmeye çalışmıyor.
Sadece küçük bir gerçeği hatırlatıyor:

İnsan, kendisi olabildiği kadar özgürdür.

Zeynep hâlâ aynı cümleyi kuruyor:
“Ben bir sürtük değilim, sadece özgür yaşamayı seviyorum.”

Bu cümle bazılarını hâlâ rahatsız ediyor.
Ama Zeynep’i rahatlatıyor.

Ve belki de en önemlisi bu.

Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir