Ben Fahişe Değilim, Sadece Zıt Bir Yıldız Olmak İstiyorum!
2Zıt bir yıldız olmak istiyorum diyen bir kadının, önyargılar ve toplumsal etiketlere karşı verdiği esprili ve cesur mücadeleyi anlatan modern bir hikâye.
Ben Fahişe Değilim, Sadece Zıt Bir Yıldız Olmak İstiyorum!
Bu cümleyi kurduğumda ortamda önce bir sessizlik oldu. Sonra herkes farklı bir yere baktı. Çünkü bazı kelimeler insanları rahatsız eder, bazı hayaller de. Ben ikisini bir cümlede birleştirmiştim.
Aslında mesele çok basitti: Herkes aynı olmaya çalışırken, ben farklı olmak istiyordum. Ama toplumda farklı olmak çoğu zaman yanlış anlaşılır. Hele ki bunu yüksek sesle söylersen, sana hemen bir etiket yapıştırılır.
Ben sadece dikkat çekmek istemiyordum. Sahne ışıkları, alkışlar ya da büyük kalabalıklar da peşinde değildim. Ben sadece sıradan olmamayı istiyordum. Herkesin yürüdüğü yoldan değil, kimsenin bakmadığı yoldan yürümeyi seviyordum.
Ama insanlar bunu başka türlü okudu.
Kısa saç kestirdim, “kesin bir şey var” dediler.
Farklı giyindim, “göze batmak istiyor” dediler.
Yüksek sesle güldüm, “fazla rahat” dediler.
Oysa ben sadece kendi gökyüzümü çiziyordum.
Bir gün biri dayanamayıp sordu:
“Niye böyle davranıyorsun?”
Cevabım netti:
“Çünkü zıt bir yıldız olmak istiyorum.”
Bu ifade kulağa tuhaf geliyordu ama tam olarak hissettiğim şeydi. Herkes aynı takımyıldızın parçası gibi yaşarken, ben kendi takımyıldızımı kurmak istiyordum. Kimseye benzemeyen, kimseye göre olmayan bir yıldız olmak.
Ama işte toplum, yıldızları bile sınıflandırmayı sever.
Parlak olan makbul, farklı olan şüpheli sayılır.
Zamanla şunu öğrendim: İnsanlar seni tanımadan önce, seni tanımlamayı seçiyor. Sen ne anlatırsan anlat, onlar seni kendi cümleleriyle yazıyor.
Ben de yazmaktan vazgeçmedim.
Bir gün aynaya baktım ve kendime şunu söyledim:
“Sen bir etiket değilsin. Sen bir hikâyesin.”
O günden sonra insanların ne dediğiyle değil, benim ne olduğumla ilgilenmeye başladım. Yanlış anlaşılmak eskisi kadar canımı yakmıyordu. Çünkü biliyordum ki her zıt yıldız, ilk başta yanlış yere konur.
Bu hikâye büyük bir isyan anlatmıyor.
Kimseye bağırmıyor.
Kimseyi ikna etmeye çalışmıyor.
Sadece şunu söylüyor:
Farklı olmak bir suç değil, bir yön seçmektir.
Ve ben o yönü seçtim.
Ben fahişe değilim.
Ben sadece zıt bir yıldız olmak istiyorum.



