Czech Grup Parti 2
2Czech Grup Parti 2, ilk partiden sonra yaşanan daha tuhaf ve daha komik bir buluşmanın esprili hikâyesini anlatıyor.
Czech Grup Parti 2
İlk partiden sonra herkesin aklında tek bir soru vardı:
“Bu gerçekten parti miydi?”
Ama insan meraklıdır. Hele ki cevabını alamadığı bir soruya tekrar gitmek ister. Bu yüzden “Czech Grup Parti 2” daveti geldiğinde kimse “hayır” demedi. Çünkü birincisi anlaşılmamıştı, belki ikincisi açıklayıcı olurdu.
Olmadı.
Bu sefer mekân farklıydı ama kafa aynıydı. Kapıyı açtığımızda yine herkes ayakta duruyordu. Kimse kimseyle tam konuşmuyor, ama herkes konuşuyormuş gibi yapıyordu. Ortamda garip bir sessizlik vardı; müzik çalıyordu ama kimse ritmi tanımıyordu.
Bir köşede biri cips yiyordu.
Diğer köşede biri pencereye bakıyordu.
Ortada duran masa ise sanki dekor diye konmuştu.
Partinin en ilginç anı, birinin yüksek sesle şunu sormasıyla başladı:
“Bu partinin konusu neydi?”
Ev sahibi düşündü, sonra omuz silkti:
“İnsanlar.”
Bu cevap herkesi tatmin etti. Çünkü kimse başka bir açıklama beklemiyordu.
İlk partide kimse ne yapacağını bilmiyordu.
İkinci partide kimse ne yapmayacağını bilmiyordu.
Bir süre sonra herkes kendi eğlencesini icat etti.
Biri sandalye taşıdı.
Biri müziği değiştirdi.
Biri fotoğraf çekti.
Biri de sadece “buradaydım” demek için story attı.
Aslında kimse eğlenmiyordu ama herkes eğlenmiş gibi görünüyordu. Çünkü modern çağda partinin amacı eğlenmek değil, katıldığını kanıtlamaktı.
Bu yüzden “Czech Grup Parti 2” bir eğlence değil, bir sosyal performanstı. Kim nerede duruyor, kim kiminle konuşuyor, kim ne kadar kalıyor… Hepsi görünmez kurallarla belirlenmişti.
Bir ara biri şöyle dedi:
“Birincisi daha iyiydi.”
Diğeri cevap verdi:
“Birincisinde de hiçbir şey yoktu.”
İşte tam da bu yüzden ikincisi daha anlamlıydı. Çünkü artık kimse beklentiyle gelmiyordu. Herkes ne bulacağını biliyordu:
Belirsizlik.
Gece sonunda kimse “çok eğlendim” demedi.
Ama herkes “ilginçti” dedi.
Ve belki de en dürüst yorum buydu.
“Czech Grup Parti 2”, bize şunu öğretti:
Bazı partiler müzikle değil, hatıralarla biter.
Bazıları dansla değil, anlatılacak hikâyeyle.
Bizimkisi de öyle oldu.
Birincisi bir yanlış anlaşılmaydı.
İkincisi bir kabulleniş.
Eğer üçüncüsü olursa, artık adına parti demeyeceğiz.
Sadece diyeceğiz ki:
“Toplanıyoruz.”



