En Ateşli Dostlukların Derlemesi
4Ateşli dostluklar derlemesi, yakın ilişkiler, samimiyet ve yanlış anlaşılmalar üzerine kurulu esprili ve ironik bir modern hikâyeyi anlatıyor.
En Ateşli Dostlukların Derlemesi
İnsanlar bazı kelimeleri duyunca hemen yanlış yere gider. Mesela “ateşli” kelimesi. Kimi bunu kavga sanır, kimi aşk, kimi de gizemli bir şey… Oysa bazen “ateşli” sadece çok yakın olmak demektir.
Bu hikâyede iki arkadaş vardı: Derya ve Melis. Yıllardır birlikte her şeyi yaparlardı. Aynı kafede oturur, aynı diziyi izler, hatta bazen aynı cümleyi aynı anda kurarlardı. Mahallede onlar için söylenen şey şuydu:
“Bunlar fazla yakın.”
Kimse bunun ne demek olduğunu bilmiyordu ama herkes bir şey ima ediyordu. Çünkü insanlar iki insanın çok iyi anlaşmasını garip bulur.
Bir gün Derya, Melis’e dedi ki:
“Bizim hakkımızda bir derleme yapsalar adı ne olurdu?”
Melis düşündü:
“Yakın Dostluklar Antolojisi.”
Ama Derya güldü:
“Bence daha iddialı bir şey koyarlardı. Mesela ‘En Ateşli Dostlukların Derlemesi’.”
İşte başlık buradan çıktı.
Bu derlemede ne olurdu?
Birlikte içilen kahveler.
Saatlerce süren dertleşmeler.
Gece yarısı atılan “uyudun mu?” mesajları.
Birinin üzülünce diğerinin dondurma alması.
Ama dışarıdan bakan için bu sahneler fazla dramatikti. Çünkü insanlar genelde yakınlığı sadece romantik ya da gizli bir şey sanırdı.
Oysa Derya ve Melis için durum çok basitti:
Birlikte gülmek daha kolaydı.
Birlikte susmak daha rahattı.
Birlikte düşünmek daha hızlıydı.
Bir gün Melis şöyle dedi:
“Bizim derlememiz neden bu kadar ilgi çekiyor biliyor musun?”
Derya cevap verdi:
“Çünkü insanlar sıradan arkadaşlığı sıkıcı buluyor.”
İşte mesele buydu. İnsanlar hikâye isterdi. Büyük başlıklar, büyük anlamlar, büyük yorumlar… Küçük dostluklar onlara yetmezdi.
Bu yüzden bu hikâye, bir “derleme” değil aslında bir yanlış anlaşılma hikâyesiydi. Yakınlığı başka şeye yoranlarla, yakınlığı sadece yakınlık olarak yaşayanların farkıydı.
Ve belki de bu hikâye şunu anlatıyordu:
İnsanlar ilişkilere isim koymayı sever, ama hisleri tanımlamakta zorlanır.
Derya ile Melis hâlâ aynı kafede oturuyor.
Hâlâ aynı diziyi izliyor.
Hâlâ bazen aynı cümleyi kuruyorlar.
Ama artık başlıklarını biliyorlar:
En Ateşli Dostlukların Derlemesi.
Çünkü onların hikâyesi ne gizli ne de büyük.
Sadece çok yakın.



