Sarı Saçlı Veronica ve Büyük Yanlış Anlaşılma

4
Share
Copy the link

Sarı saçlı Veronica’nın şehirde dolaşan söylentilerle karışan hikâyesini anlatan esprili ve ironik bir modern zaman öyküsü.

Sarı Saçlı Veronica ve Büyük Yanlış Anlaşılma

Veronica şehre yeni taşındığında kimse onun hakkında bir şey bilmiyordu. Sadece sarı saçlı olduğu ve büyük bir spor çantası taşıdığı konuşuluyordu. İşte söylenti de buradan başladı.

“Kesin sporcu,” dedi biri.
“Hayır, kesin gizli bir işi var,” dedi bir başkası.

Veronica’nın çantasında ne vardı biliyor musun?
Fotoğraf makinesi.

Ama kimse bunu sormadı.

Mahalledeki insanlar, Veronica’yı her gün parkta yürürken görüyordu. Bazen bankta oturuyor, bazen gökyüzünü çekiyordu. Ama fotoğraf çekmek yerine “poz veriyor” sanıyorlardı.

Bir gün bakkal amca dayanamadı:
“Kızım, sen ne iş yapıyorsun?”

Veronica gülümsedi:
“Ben görüntü yakalıyorum.”

Bu cevap, söylentiyi iki kat büyüttü.
“Görüntü yakalıyorum” cümlesi mahallede “çok gizli bir şey yapıyorum” diye yayıldı.

Oysa Veronica sadece doğayı, insanları ve anları çekiyordu. En sevdiği kareler, sabah güneşiyle parlayan sokaklar ve yağmurdan sonra oluşan su birikintileriydi.

Bir gün mahalleli toplanıp onun sergisini açmasına yardım etti. Fotoğraflar ortaya çıktığında herkes şaşırdı. Büyük bir gizem bekliyorlardı ama karşılarında sıradan ama güzel kareler vardı:
Bir kedi.
Bir bisiklet.
Bir bankta oturan yaşlı adam.

İşte o an anladılar:
Söylentiler büyük, gerçek küçüktü.

Veronica ise sadece şunu söyledi:
“İnsanlar bilmedikleri şeyleri büyütmeyi seviyor.”

Bu hikâye bir skandal hikâyesi değildi.
Bu hikâye bir yanlış anlaşılma hikâyesiydi.

Ve belki de şunu anlatıyordu:

Büyük başlıklar küçük gerçeklerden doğar.

Veronica hâlâ fotoğraf çekiyor.
Mahalle hâlâ konuşuyor.
Ama artık biri bir şey sorduğunda Veronica net cevap veriyor:

“Ben sadece bakmayı seviyorum.”

Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir