Güvenin sarsılması – Bir Kadının Sessiz Çöküşü

7
Share
Copy the link

Sabahın erken saatleriydi. Pencereden sızan ışık, mutfak masasının üzerindeki yarım kahve fincanına vuruyordu. Sessizlik, artık huzur değil; ağırlıktı.
Her şey aynı görünüyordu ama hiçbir şey eskisi gibi değildi.

O, her sabah işe giderken ardında güven dolu bir ev bıraktığını sanıyordu. Fakat bir gün, o güvenin ne kadar kırılgan olduğunu anladı.
Güvenin sarsılması, gürültüyle değil; sessizlikle gelir. İnsan önce küçük bir detayı fark eder, sonra kalbinin soğuduğunu hisseder.

Günler geçtikçe evin duvarları soğudu. Eşyalar aynıydı ama ruhları yoktu.
Bir akşam, aynaya baktığında kendi yüzünde yabancı birini gördü.
Kırılmıştı, evet… ama hâlâ ayakta duruyordu. Çünkü içindeki ses ona şunu fısıldıyordu:

“Kaybettiğin güven, seni yıkmaz. Sadece kimin gerçekten seninle yürüdüğünü gösterir.”

O gece eşyalarını toplamadı.
Kaçmadı da.
Sadece sustu.
Ve o sessizlik, bir son değil, yeni bir başlangıçtı.

Sabah olduğunda ilk kez aynaya baktı ve gülümsedi.
Gözlerinde acı vardı, ama bu kez o acının içinde bir ışık yanıyordu.
Çünkü o artık anlıyordu:
Bazı gidişler bitiş değil, kendine dönüştür.

Comments

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir